Rahim Ağzı Kanseri (Serviks) Belirtileri Nelerdir? Neden Olur?
Rahim ağzı kanseri, erken evrede belirti göstermeyebilir. İlerleyen dönemlerde düzensiz kanamalar, kasık ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir; hastalığın gelişiminde çeşitli risk faktörleri etkili olabilir.
Kadınlarda görülme sıklığı en yüksek kanser türleri arasında olan rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), ilk evrelerde tespit edildiğinde tedavi edilebilirliği çok yüksek bir hastalıktır. Genellikle yıllar boyunca sessiz seyredebildiği için birçok kadın ilk belirtiler çıkana kadar farkına varmaz. Rahim ağzında bulunan hücrelerin normalin dışında bir hızla çoğalmasıyla başlar ve genellikle cinsel yolla bulaşan bir virüsle ilişkilendirilir.
Hastalık ilerledikçe rahim ağzı kanseri belirtileri 2. ve 3. evre gibi farklı aşamalarda kendini göstermeye başlar. Erken dönemde genellikle hiçbir şikâyet olmazken ilerleyen evrelerde vajinal kanama, anormal akıntı, ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Düzenli tarama testleri ve koruyucu önlemler sayesinde büyük ölçüde önlenebilir niteliktedir. HPV virüsüyle güçlü bağlantısı nedeniyle aşılanma, erken teşhis programları hayati önem taşır. Kadınlar için farkındalık yaratmak, düzenli kontroller yaptırmak ve risk faktörlerini bilmek, hastalığın seyrini tamamen değiştirebilir.
Rahim Ağzı Kanseri Nasıl Olur?
Rahim ağzı kanseri, kadın üreme sisteminde rahim ile vajina arasında yer alan serviks bölgesindeki hücrelerin anormal büyümesiyle tanımlanan bir kanser türüdür. Serviks, rahmin alt kısmında bulunan dar bir kanaldır, doğum sırasında açılırken normalde mukus üreterek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Kanser genellikle skuamöz hücreli karsinom / adenokarsinom olarak sınıflandırılır. Skuamöz hücreli tip, serviksin dış yüzeyindeki yassı hücrelerden kaynaklanır ve en yaygın olanıdır. Adenokarsinom ise iç mukus bezlerinden başlar. Hastalık yavaş ilerler, yıllar içinde kanser öncesi değişiklikler (displazi) oluşur, erken evrede yakalanırsa tedavi edilebilir.
Rahim ağzı kanserinin oluşum süreci, genellikle uzun süreli bir enfeksiyonla başlar. En önemli etken, cinsel yolla bulaşan insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonudur. HPV'nin yüksek riskli tipleri (örneğin HPV 16 / 18), serviks hücrelerinin DNA'sında değişikliklere yol açar. Virüs, hücrelerin normal büyüme kontrolünü bozar, anormal çoğalmaya neden olur. İmmün sistemin virüsü temizleyemediği durumlarda hızlanır. Birden fazla cinsel partner, doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımı gibi faktörler de riski artırır.
Kanser gelişimi aşamalıdır, önce hafif displazi (CIN 1) sonra orta ve ağır displazi (CIN 2-3) oluşur. Bu evrelerde hücreler kanser öncesi değişiklikler gösterir ancak yayılmamıştır. Tedavi edilmezse invaziv kansere dönüşür. Rahim ağzı kanseri yaş aralığı tipik olarak 35-44 yaş arasıdır. HPV enfeksiyonu genç yaşlarda başlasa da kansere dönüşmesi yıllar alabilir. Genetik yatkınlık, immün yetmezlik (HIV gibi), diğer enfeksiyonlar (klamidya, herpes) da süreci tetikleyebilir. Erken tarama ile gelişim durdurulabilir.
Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Neler?
Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), erken evrelerinde genellikle belirti vermeyen sinsi bir hastalıktır. Bu nedenle birçok kadın, hastalık ilerleyene kadar herhangi bir şikâyet hissetmez. Erken evrede yakalanması neredeyse tamamen tarama testleri (smear / HPV testi) sayesinde mümkün olur. İlerledikçe belirtiler daha belirginleşir, genellikle vajinal kanama, anormal akıntı, ağrı şeklinde kendini gösterir. Belirtiler, rahim ağzı kanseri 2. ya da 3. evre gibi farklı aşamalarda yoğunluk ve çeşitlilik kazanabilir. Bu şikâyetler başka jinekolojik sorunlarla da karışabildiği için mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır. Rahim ağzı kanseri belirtileri şu şekilde ortaya çıkar:
Anormal vajinal kanama: En sık görülen belirtidir. Adet dönemleri arasında lekelenme / kanama, menopoz sonrası kanama, cinsel ilişki sonrası kanama, adet kanamasının normalden uzun, yoğun olması gibi durumlar sık rastlanır. Bu kanamalar hafif lekelenmeden ağır kanamaya kadar değişebilir.
Anormal vajinal akıntı: Kokulu, sulu, pembe, kahverengi, kanlı akıntı oluşur. Normalden farklı, sürekli / artan miktarda akıntı dikkat çeker. Bazen kötü kokulu, irinli bir hal alır.
Cinsel ilişki sırasında ağrı / kanama: İlişki esnasında / sonrasında ağrı (disparoni), kanama olması, serviks bölgesindeki lezyonların tahriş olmasından kaynaklanır.
Pelvik ağrı / bel ağrısı: İlerleyen evrelerde alt karın, pelvis, bel bölgesinde sürekli veya aralıklı ağrı hissedilir. Ağrı, tümörün çevre dokulara baskı yapmasından kaynaklanır.
İdrar / dışkılama sorunları: İleri evrede tümör mesane veya rektuma baskı yaparak idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, kabızlık gibi şikâyetlere yol açar.
Bacaklarda şişlik / ağrı: Lenf nodlarına yayılım olduğunda lenf drenajı bozulur ve bir veya iki bacakta ödem (şişlik) ile ağrı gelişir.
Genel halsizlik, kilo kaybı, yorgunluk: Hastalık ilerledikçe yani rahim ağzı kanseri 3 evre belirtileri göstermeye başladıkça, anemiye bağlı yorgunluk, iştahsızlık / istemsiz kilo kaybı gibi sistemik belirtiler eklenir.
Genital Siğil Rahim Ağzı Kanseri Yapar mı?
Genital siğil, düşük riskli HPV tipleri (özellikle HPV 6 v-11) tarafından oluşur, genellikle iyi huylu, ciltteki kabarık lezyonlar şeklindedir. Yani rahim ağzı kanseri yapmaz, kanser gelişimi için yüksek riskli HPV tipleri (16, 18, 31, 33, 45 gibi) gereklidir. Ancak aynı kişi birden fazla HPV tipi taşıyabilir. Genital siğil olan bireylerde yüksek riskli HPV enfeksiyonu da bulunma olasılığı artar, bu da dolaylı bir risk oluşturur. Siğiller kendiliğinden geçebilir ya da tedaviyle temizlenir ancak HPV virüsü vücutta kalıcı olabilir. Genital siğil varlığı, rahim ağzı kanseri için doğrudan neden değildir, asıl tehlike yüksek riskli HPV’nin uzun süreli kalıcı enfeksiyonudur.
Rahim Ağzı Kanseri Pozitif Ne Demek?
Rahim ağzı kanseri pozitif ifadesi, genellikle yapılan tarama testlerinde anormal hücrelerin veya kanser varlığının tespit edildiğini gösterir. En yaygın kullanım şekli, HPV testi sonucudur. HPV testi pozitif çıktığında yüksek riskli HPV virüsünün serviks bölgesinde mevcut olduğu anlaşılır. Yani rahim ağzı kanseri gelişme riskinde artış olduğu anlaşılır, ancak pozitif sonuç doğrudan kanser tanısı koymaz.
Smear (Pap smear) testinde pozitiflik ise anormal hücre değişikliklerinin (displazi) bulunduğunu belirtir. Değişiklikler CIN (servikal intraepitelyal neoplazi) dereceleriyle sınıflandırılır, CIN 1 hafif, CIN 2-3 daha ciddi değişikliklerdir. Pozitif çıkan smear testi sonucu, ileri tetkik (kolposkopi, biyopsi) gerektirir. Rahim ağzı kanseri pozitif çıktığında erken müdahale ile hastalık büyük ölçüde önlenebilir veya tedavi edilebilir. Bu nedenle pozitif sonuç paniğe değil, düzenli takip ve gerekli tedaviye yönlendirmelidir.
Rahim Ağzı Kanseri Kan Testinde Çıkar mı?
Rahim ağzı kanseri tanısı için kan testi doğrudan kullanılmaz, teşhisi genellikle smear testi (Pap smear), HPV DNA testi, kolposkopi, gerekirse biyopsi gibi yöntemlerle konulur. Kan testleri, rahim ağzı kanserinin erken evresinde veya öncül lezyonlarda spesifik bir bulgu vermez, çünkü hastalık hücre bazında lokal bir süreçtir, kan dolaşımına erken dönemde belirgin bir tümör belirtisi göstermez. Bununla birlikte bazı ileri evrelerde veya metastaz şüphesi olan durumlarda belirli kan testleri destekleyici bilgi sağlayabilir.
Kan testleri daha çok genel sağlık durumunu değerlendirmek, anemiyi tespit etmek veya HIV gibi bağışıklığı zayıflatan durumları araştırmak amacıyla yapılır. Rahim ağzı kanseri şüphesinde kan testi tek başına tanı koydurmaz, pozitif bir sonuç kanseri kesinleştirmez, negatif sonuç da hastalığı dışlamaz. Erken evre yakalanan rahim ağzı kanseri neredeyse tamamen tedavi edilebilir olduğundan kadınlar düzenli smear ve HPV testi yaptırmalıdır.
Rahim Ağzı Kanseri Metastaz Yapar mı?
Rahim ağzı kanseri, erken evrelerde yakalanmadığında çevre dokulara, uzak organlara yayılma (metastaz) potansiyeli taşır. Metastaz genellikle kanserin ilerlemiş evrelerinde görülür, en sık lenf nodlarına, ardından akciğerlere, karaciğere, kemiklere hatta beyne sıçrayabilir. Serviks bölgesinden başlayarak önce pelvik lenf nodlarına sonra para-aortik lenf nodlarına yayılır.
Yayılım, hastalığın tedavi başarısını düşürür. Erken evrelerde (evre 1 - 2) metastaz riski oldukça düşüktür, ancak evre 3 ve üzeri durumlarda lenf nodu tutulumu sıklaşır. Metastaz yapan kanserlerde cerrahi genellikle yetersiz kaldığından kemoterapi, radyoterapi veya hedefe yönelik tedaviler devreye girer. Düzenli tarama sayesinde hastalık metastaz yapmadan önce tespit edilip tedavi edilebilir. Metastaz riskini azaltmanın en etkili yolu HPV aşısı ve düzenli smear/HPV testi yaptırmaktır. Dolayısıyla rahim ağzı kanseri 2 evre belirtilerine geçmeden tespit edilirse daha kolay tedavi edilebilir.
Rahim Ağzı Kanseri Gebeliğe Engel mi?
Rahim ağzı kanseri tanısı konduğunda gebelik planı genellikle ertelenir veya özel durumlar dışında mümkün olmaz. Erken evrede yakalanan kanserlerde servikal konizasyon gibi rahim ağzını koruyan tedaviler uygulanabilir sonrasında gebelik mümkün hale gelebilir. Ancak ileri evre kanserlerde rahim tamamen alınır (histerektomi) veya radyoterapi uygulanır. Yapılan işlemler rahim ile yumurtalık fonksiyonlarını kalıcı olarak bozabilir. Radyoterapi sonrası rahim duvarı hasar görür, embriyonun tutunması zorlaşır, düşük riski artar. Kemoterapi de yumurtalık rezervini azaltabilir. Bu nedenle tanı konulduktan sonra gebelik genellikle tavsiye edilmez. Erken evrede uygun tedaviyle birçok kadın daha sonra sağlıklı gebelik yaşayabilir. Tedavi planı, kanserin evresi ve hastanın yaşı bulundurularak jinekolog tarafından kişiye özel belirlenir.
HPV Aşısı Kaç Doz?
HPV aşısı, koruma seviyesine göre farklı doz şemalarıyla uygulanır. Günümüzde en yaygın kullanılan 9-valan (Gardasil 9) aşısı, 9-14 yaş arası çocuklarda ve gençlerde 2 doz şeklinde yapılır. İlk dozu yapıldıktan sonra 6-12 ayın ardından ikinci doz uygulanır. 15 yaşın üzerindekilerde ise 3 doz protokolü tercih edilir. İlk aşı yapılır, ikinci doz 1-2 ay geçince, sonuncusu ise ilk aşıdan 6 ay sonra verilir. Planlanan şema, yüksek riskli HPV tiplerine karşı en güçlü korumayı sağlar. Doz sayısı ve zamanlaması, kişinin yaşı, bağışıklık durumu, önceki aşılanma geçmişine göre doktor tarafından ayarlanır.
HPV Aşısı Devlet Karşılıyor mu?
Türkiye’de HPV aşısı, 2025 sonu itibarıyla Sağlık Bakanlığı’nın ulusal aşı takvimine dahil edilmesi planlanmıştır. 9-14 yaş arası kız çocuklarına ücretsiz olarak 2 doz şeklinde uygulanması önerilmektedir. Aşı, devlet hastaneleri, aile hekimlikleri aracılığıyla yapılır. 15 yaş ve üzeri için ise henüz ücretsiz kapsamda değildir. Dolayısıyla bu yaş grubundaki bireyler aşıyı ücretli olarak yaptırabilir.
HPV Aşısı Ne Kadar?
HPV aşısının fiyatı, kullanılan aşının tipine, eczane veya hastaneye ve dönemsel indirimlere göre değişiklik gösterir. Bazı özel hastaneler veya aşı merkezleri paket fiyatlar sunabilir. Devlet hastanelerinde 9-14 yaş kız çocukları için ücretsizken yetişkinler için ücretlidir. Fiyatlar aynı zamanda döviz kuru ve ilaç firması politikalarına bağlı olarak güncellenebilir.
Rahim ağzı kanseri gibi önlenebilir hastalıklara karşı erken tanı ile koruyucu önlem büyük önem taşır. Düzenli taramalar, sağlıklı yaşam alışkanlıkları sayesinde riski önemli ölçüde azaltabilirsiniz. Türkiye Sigorta, sunduğu özel sağlık ve kadınlara özel riskli hastalıklar sigortası ürünleriyle rutin kontrollerden ileri tetkiklere kadar geniş kapsamlı güvence sağlar. Erken tanı ve tedavi masraflarını karşılayarak maddi ve manevi yönden yükünüzü hafifletir. Siz de hemen teklif alın, sağlığınızı Türkiye Sigorta güvencesiyle koruyun.
Rahim Ağzı Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Rahim Ağzı Kanseri Testi Kaç Yılda Bir Yapılır?
30-65 yaş arasındaki kadınlarda her 5 yılda bir Pap smear ve HPV testi (co-test) önerilir. Bazı rehberlerde Pap testi tek başına 3 yılda bir de yapılabilir ama HPV ile birlikte test hedeflenen sıklık 5 yıldır.
Rahim Ağzı Kanseri İçin Biyopsi Nasıl Yapılır?
HPV veya Pap smear’da anormallik varsa kolposkopi ile rahim ağzı yakından incelenir, anormal alanlardan küçük doku parçaları (biyopsi) alınır.
Rahim Ağzı Kanseri Kaç Yılda Oluşur?
HPV’ye bağlı hücresel değişiklikler genellikle yıllar hatta çoğu kez 10-15 yıl içinde kanserleşir. Bu yüzden tarama programları kansere dönüşmeden önce anormal hücreleri saptamayı amaçlar.
Rahim Ağzı Kanseri Ne Kadar Sürede İlerler?
Her vaka farklıdır ama çoğu yüksek riskli HPV enfeksiyonundan serviks kanserine ilerleme yıllar içinde yavaş gerçekleşir.
Rahim Ağzı Kanseri İçin Hangi Bölüme Gidilir?
Kadın hastalıkları ve doğum / jinekoloji bölümüne muayene olmak gerekir. Anormal bulgu varsa jinekolojik onkoloji de devreye girebilir.
Rahim Ağzı Kanseri Ne Zaman Belirti Verir?
Erken evrede genellikle belirti vermez. İlerledikçe adet dışı kanama, ilişki sonrası kanama, anormal akıntı, pelvik ağrı gibi belirtiler olabilir.
HPV Aşısı Nerede Yapılır?
HPV aşısı sağlık kuruluşlarında yapılır. Örneğin, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği klinikler veya özel sağlık kuruluşları gibi yerlerde olabilir.
HPV Vücuttan Nasıl Atılır?
HPV’yi doğrudan “vücuttan atacak” ilaç yoktur. Ancak bağışıklık sistemi çoğu HPV enfeksiyonunu zamanla temizleyebilir. Risklerden haberdar olmak için düzenli aralıklarla smear testi yaptırılmalıdır.
HPV Erkekte Kanser Yapar Mı?
HPV yüksek riskli tipleri erkeklerde de kansere yol açabilir ancak kadınlara göre daha nadirdir.





